Pamukta fiyat şoku uyarısı ve yerli ürün çağrısı
İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Bülent Uçak, pamukta üreticinin kilogram başına 6 TL zarar ettiğini belirterek, “Yerli üretim, fiyat şoklarına karşı sanayimizin sigortası” dedi

İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Bülent Uçak, Türkiye’de pamuk üretiminin gerilemesi ve ithalata bağımlılığın artmasının tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sanayisini küresel fiyat şoklarına açık hale getirdiğini söyledi.
Uçak, üreticinin kilogram başına 6 TL zarar ettiğini belirterek, “Yerli üretim, fiyat şoklarına karşı sanayimizin sigortası” dedi.

Türkiye’de pamuk üretiminde yaşanan gerileme ve üreticinin artan maliyetler karşısında yeterli gelir elde edememesi, tekstil ve hazır giyim sanayisinin geleceğine ilişkin riskleri gündeme taşıdı. Pamuk üretiminin ekonomik sürdürülebilirliğinin sağlanması ve tedarik zincirinde katma değerin artırılması amacıyla düzenlenen “Krizden Katma Değere: Pamuk Üretimi ve Tedarik Zincirindeki Değişim Çalıştayı”, Ege İhracatçı Birlikleri’nde gerçekleştirildi.
TMMOB Tekstil Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ile Ege İhracatçı Birlikleri iş birliğinde düzenlenen çalıştayda konuşan İzmir Ticaret Borsası (İTB) Meclis Başkanı Bülent Uçak, pamukta ekim alanlarının ve üretimin gerilemesine dikkat çekti. Yeni sezon rekolte açıklamasına sayılı günler kala ortaya çıkan tablonun vahim olduğunu belirten Uçak, Türkiye’nin büyüyen sanayiine karşılık pamuk üretimini aynı ölçüde artıramadığını vurguladı. Türkiye’nin pamuk üretiminde yaşadığı gerilemenin temelinde üreticinin maliyetlerini karşılayamaması olduğunu belirten Uçak, 2026-2027 sezonunda ekim alanlarındaki daralmanın 250 bin dekara ulaşmasının, üretimin ise 450 bin ton seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini ifade etti. Ege Bölgesi’nde de pamuk ekim alanlarının 45-50 bin dekara gerilediğini belirten Uçak, üretimin 90 bin ton seviyelerine düştüğünü kaydetti. Türkiye’nin pamuk verimliliğinde önemli bir potansiyele sahip olmasına rağmen üretimin gerilemesini eleştiren Uçak, “Üretim maliyeti kilogram başına 38 TL iken üretici pamuğunu 32 TL’den satmak zorunda kaldı. Kilogram başına 6 TL zarar eden üreticinin başka ürünlere yönelmesi kaçınılmaz” diye konuştu. Uçak, geçmişte ülkenin pamuk ihtiyacını karşılayabilen üretim yapısının bugün yerini ithalata bağımlı bir modele bıraktığını belirterek, 1980’li yıllarda iç tüketimin iki katına ulaşan üretimin artık sanayinin ihtiyacını karşılamaktan uzak olduğunu söyledi.
FİYAT ŞOKU UYARISI
Pamuk üretiminin stratejik hedeflerin gerisinde kaldığını vurgulayan Uçak, son üç yılda pamuk fiyatlarının TL bazında yüzde 38 artarken dolar bazında yüzde 5 gerilediğini ifade etti. Üretimdeki düşüşe rağmen sanayinin pamuk ihtiyacının ithalatla karşılanmasının, Türkiye’yi küresel fiyat dalgalanmalarına karşı savunmasız bıraktığını dile getirdi. Pamuk fiyatlarının uluslararası piyasalarda belirlendiğini, buna karşılık kur ve enflasyon kaynaklı risklerin Türkiye’deki üretici ve sanayicinin üzerinde kaldığını belirten Uçak, geçmişte yaşanan fiyat artışlarını hatırlattı. Uçak, “Kur enflasyonun gerisinde kaldığında sıkıntı yaşanıyor. Pamukta fiyat dışarıda oluşurken risk içeride kalıyor. Pamukta net ithalatçı konumundayız. Oysa dışa bağımlılık, fiyat şoklarına açık kalmak demek. Yerli üretim, fiyat şoklarına karşı sigortadır. 2010-2011 döneminde dünya pamuk fiyatı 80 sentten 2 dolar 30 sente yükseldi. Sanayimiz benzeri bir yükü kaldıramaz” ifadelerini kullandı
Kalitesiyle bilinen Ege pamuğunun ekonomik değer kaybettiğine de dikkat çeken Uçak, pamukta üretim kadar fiyatlandırma ve pazarlama mekanizmalarının da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. İzmir Ticaret Borsası’nda 2000 yılında toplam işlem hacminin yüzde 31,16’sını oluşturan pamuğun payının 2024’te yüzde 9,26’ya gerilediğini belirten Uçak, İzmir’in referans fiyat oluşumundaki önemine rağmen işlem hacminin düşmesinin sektördeki risk yönetimini zorlaştırdığını kaydetti. Uçak, “Referans fiyat İzmir’de belirleniyor ama işlem hacmi düşüyor. Bu belirsizlik ortamında üreticinin, tüccarın, sanayicinin ve ihracatçının riskini yönetmesi zorlaşıyor. Pamuk fiyatı artık vadeli piyasalarda belirlenirken üretimin ekonomik sürdürülebilirliğini sağlamaya ve organize piyasa mekanizmalarını hayata geçirerek kaybedilen değeri geri kazanmaya odaklanmamız gerekiyor” dedi.
Güçlü pamuk üretimi, güçlü tekstil sanayisinin güvencesi
Türkiye’nin pamuk veriminde dünya ortalamasının yaklaşık iki katına ulaşmasına rağmen ihtiyacının yalnızca üçte birini yerli üretimle karşılamasının değiştirilebilir bir tablo olduğunu vurgulayan Uçak, doğru fiyatlandırma, etkin piyasa mekanizmaları ve güçlü pazarlamayla üretimin yeniden artırılabileceğini ifade etti. Pamuk üretiminin yalnızca tarımsal bir faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Uçak, sözlerini şöyle tamamladı: “Pamuk, Türkiye için yalnızca bir tarım ürünü değil; tekstil, hazır giyim sanayimizin, ihracatımızın ve istihdamımızın temel unsurlarından biridir. Hedefimiz yalnızca daha fazla üretmek değil, pamuğumuzu doğru fiyatlandırmak, etkin piyasa mekanizmalarıyla pazarlamak ve yarattığı katma değeri bu topraklarda tutmak olmalı. Güçlü pamuk üretimi, güçlü bir tekstil sanayisinin güvencesidir.”
Yorumlar
0Henüz yorum yapılmamış
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk yorumu siz yapın.






