
İzmir’in 1954 yılında temeli atılan köklü sanayi kuruluşu Atik Metal’in ikinci kuşak temsilcisi ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sinan Atik, küresel krizler ve savaşların sanayi üzerindeki baskısının sürdüğünü belirterek, 2026 için sanayicilere mevcudu koruyarak temkinli hareket etmeleri çağrısı yaptı.
Atik, Tekreferans.com Koordinatörü Nihat Delibaşı’na yaptığı açıklamada, Aliağa'daki yeni tesislerinde elektrikli araçlarla ilgili alüminyum döküm yatırımı gibi alternatiflerin gündeme gelebileceğini ifade etti.
2025’in zor bir yıl olduğunu söyleyen Atik, şirket olarak 2023’e kıyasla ciro ve üretimde yüzde 25’e varan daralma yaşadıklarını ifade etti. Bu yıla da sıkıntılı bir başlangıç yapıldığını kaydeden Atik, özellikle ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla artan jeopolitik gerilimin sanayi için yeni riskler oluşturduğunu söyledi. Atik, "2026’da sanayicinin yapması gereken en önemli şey mevcudu korumak. Giderleri azaltmak, verimliliği artırmak ve borca girmeden yol almak gerekiyor. Daha çok çalışacağız ve bu süreci atlatacağız" dedi.

KRİZ KÜRESEL TÜRKİYE'YE ÖZGÜ DEĞİL
Yaşanan ekonomik sıkıntıların yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Atik, küresel gelişmelerin üretimi doğrudan etkilediğini belirtti. Atik, özellikle Rusya–Ukrayna savaşı nedeniyle Avrupa’daki tarım makinaları üretiminin yavaşladığını, bunun da döküm sektörüne sipariş düşüşü olarak yansıdığını söyledi. Atik, "Biz ağırlıklı olarak Avrupa’daki traktör ve biçerdöver üreticilerine döküm parça veriyoruz. Ukrayna savaş nedeniyle tarım ekipmanlarının bakımını bile yapamıyor, yeni makine alamıyor. Bu da Avrupa’daki üreticilerin üretimini düşürüyor. Onların üretimi düşünce bizim siparişlerimiz de azalıyor" diye konuştu.
SANAYİ YATIRIMLARI DA TOHUM GİBİ
Aliağa Organize Sanayi Bölgesi’nde kurdukları yeni dökümhanenin 100 milyon Euro’yu aşan bir yatırım olduğunu hatırlatan Atik, "Sanayi yatırımları bir tohum gibidir. Ekersiniz, büyümesi zaman alır. Yeni tesisimizde daha büyük ve daha ağır parçalar dökebiliyoruz. Bu tür işleri yapabilen firma sayısı az olduğu için uzun vadede bize avantaj sağlayacak” şeklinde konuştu.
732105667.webp)
ELEKTRİKLİ ARAÇLARA YÖNELİK HAZIRLIK
Otomotivdeki dönüşümün döküm sektörünü de etkilediğini belirten Atik, elektrikli araçların geleneksel motorlara göre çok daha az döküm parça içerdiğini söyledi. İçten yanmalı motorlarda şanzıman, motor bloğu, egzoz manifoldu gibi çok sayıda döküm parça bulunmasına rağmen elektrikli araçlarda bunların birçoğunun bulunmadığını kaydeden Atik, sektörün kendini yeni teknolojilere göre konumlandırması gerektiğini dile getirdi.
Atik, Aliağa'daki tesislerinde mevcut kapasiteye ulaşması ve yatırımın geri dönüşünün başlamasına paralel olarak elektrikli araçlarla ilgili alüminyum döküm yatırımı gibi alternatiflerin gündeme gelebileceğini ifade etti.

SAVUNMA SANAYİNE GİRME HEDEFİMİZ YOK
Savunma sanayinin büyüyen bir alan olduğunu söyleyen Atik, doğrudan bu sektöre girmeyi planlamadıklarını ancak üretim yaptıkları parçaların savunma projelerinde kullanılabileceğini hatırlattı. Atik, "Biz tank ya da uçak yapmıyoruz. Ama bir tankın ya da zırhlı aracın parçasını dökebiliriz. Sonuçta döküm sanayinin temelidir" dedi.
Türk sanayisinin yeni pazarlara açılması gerektiğini vurgulayan Atik, özellikle Latin Amerika’nın yeterince değerlendirilmeyen bir pazar olduğunu söyledi. Atik, "Türkiye ihracatta genellikle Avrupa’ya sıkışmış durumda. Oysa Latin Amerika gibi uzak coğrafyalara daha fazla yönelmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.
HİÇ BİR KRİZ KALICI DEĞİL
Tüm zorluklara rağmen sanayicilerin umudunu kaybetmemesi gerektiğini söyleyen Atik, "Daha önce darbeler gördük, krizler gördük. Hepsini atlattık. Bu kriz de geçecek. Borca harca girmeden, ayağımızı yorganımıza göre uzatarak çalışmaya devam edeceğiz. Bu işin sonu selamet” görüşünü dile getirdi.
YORUMLAR
0Yorum Yap