İzmir için kritik adım... 'Bir dağ daha delip yeni bir ALOSBİ yapmak istiyoruz'

Aliağa Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Haluk Tezcan, Tek Referans'ın başlattığı 'Sanayi Sohbetleri'nin ilk konuğu oldu. Türkiye'de güzel şeylerin de olduğunun en güzel örneğinin kendi bölgelerindeki gelişim olduğunu vurgulayan Tezcan, "Hükümetimiz de uygun görürse arkamızdaki dağı da delip yeni bir ALOSBİ yapmak istiyoruz" dedi...

Sinan Doğan Sinan Doğan Yayınlanma: 29 Ağu 2025 - 12:43 Güncelleme: 29 Ağu 2025 - 18:42

ALOSBİ Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Tezcan, Tekreferans.com İmtiyaz Sahibi Erhan Gülenç ve Genel Yayın Yönetmeni Sinan Doğan'a bölge vizyonunu anlattı

ALOSBİ Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Tezcan, Tekreferans.com İmtiyaz Sahibi Erhan Gülenç ve Genel Yayın Yönetmeni Sinan Doğan'a bölge vizyonunu anlattı

Türkiye’nin dağlık alanda kurulan ender organize sanayi bölgelerinden biri olan Aliağa Organize Sanayi Bölgesi (ALOSBİ), kuvvetli altyapısı, bölge limanlarına yakınlığının getirdiği lojistik avantajı, 2030 karbon nötr hedefi doğrultusundaki yeşil dönüşümü, otelinden kreşine kadar birçok sosyal donatı ve bölge sanayicisinin aradığı elemanı yetiştiren meslek lisesi ile hem yaşam hem sanayi şehri olmayı başardı.

“İZMİR’İN BUNA İHTİYACI VAR”

Dünyanın ve Türkiye'nin önde gelen sanayi firmalarının faaliyet gösterdiği bölge, Aliağa Limanları'na yakınlığı ile önemli bir lojistik avantaja sahip

Dünyanın ve Türkiye'nin önde gelen sanayi firmalarının faaliyet gösterdiği bölge, Aliağa Limanları'na yakınlığı ile önemli bir lojistik avantaja sahip

Ravago Kimya, Anatolia Kimya ve bölgeye yeni gelen Honda gibi uluslararası firmaların yanı sıra çok güçlü yerli markalara da ev sahipliği yapan Bölgenin, mevcut durumunu, yeni projelerini ve hedeflerini Aliağa Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Tezcan ile konuştuk. Tezcan, “Türkiye’mizde güzel şeyler de oluyor. Bunun örneği bölgemizdir” dedi. Çok sayıda yatırımcının kendilerinden büyük ölçekli arsa talep ettiğini belirten Tezcan, “Hükümetimiz de uygun görürlerse arkamızdaki dağı delip bir organize sanayi bölgesi daha yapmak istiyoruz. İzmir’in buna ihtiyacı var” diye konuştu.

- Bölgenizin tarihçesinden bize bahsedebilir misiniz? Bölge ne zaman kuruldu, hangi hedeflerle yola çıkıldı?

ALOSBİ Başkanı Haluk Tezcan, yeşil dönüşüme yönelik yatırımları ile bölgedeki katılımcılarına 2030 Karbon Nötr hedefinde rehberlik yapmak istediklerini söyledi

ALOSBİ Başkanı Haluk Tezcan, yeşil dönüşüme yönelik yatırımları ile bölgedeki katılımcılarına 2030 Karbon Nötr hedefinde rehberlik yapmak istediklerini söyledi

Aliağa Organize Sanayi Bölgesi deyince çok heyecanlanıyorum ve keyif alıyorum. Burası Türkiye için çok kıymetli bir bölge oldu. Bu noktaya gelmemizde başta Yönetim Kurulu ve çalışanların çok büyük desteği var.  En büyük teşekkürü de katılımcılara yapmamız lazım. Hep yanımızda oldular, olmaya devam ediyorlar. 10 milyon 800 bin metrekare büyüklüğündeki Aliağa Organize Sanayi Bölgesi’nde ülkemize ve dünyaya örnek bir yapı oluşturmaya gayret gösteriyoruz. Türkiye’de maalesef olumsuzluklar konuşuluyor. Olumlu şeyler pek konuşulmuyor.  Oysa olumlu gelişmeleri de ortaya koymamız gerekiyor. İşte bunlardan biri de burasıdır. Bölgemizin temeli merhum Atıl Akkan Başkan’ın döneminde atıldı.  2000’li yıllarda organize sanayi bölgesinin yapımı ile ilgili izinler alındı. Ancak Atıl Başkanımın döneminde burası ekonomik çıkmaza girdi. Ekonomik darboğazın yaşanması bölgedeki sanayicinin gelişimi açısından çok ciddi sorunlara yol açtı. 2015 yılı Mart ayında yeni yönetim olarak bizler seçilerek göreve geldik. Bayrağı devraldık.  İlk kuruluşta kimya organize sanayi bölgesi niteliği taşıyan bölgede bir ilki gerçekleştirdik. Türkiye’de hem kimya hem karma organize sanayi bölgesi olan tek bölge olduk.

ALTYAPIYA BİR MİLYAR DOLAR

- Biz sanayi bölgelerini hep düz arazide biliriz. Ama bölgeniz dağın tepesinde kurulmuş. Neden?

Bölgede Ravago Kimya, Anatolia Seramik gibi küresel firmalar faaliyet gösterirken, Honda'nın motosiklet yatırımı sabırsızlıkla bekleniyor

Bölgede Ravago Kimya, Anatolia Seramik gibi küresel firmalar faaliyet gösterirken, Honda'nın motosiklet yatırımı sabırsızlıkla bekleniyor

Evet, “Niye ovalarda yapılıyor sanayi bölgeleri? Neden dağlık yerlerde tercih edilmiyor?” diye hep sorulur. Çünkü dağlık bölgede yatırım maliyetleri çok yüksek.  Sanayici haklı olarak daha kolay, daha ekonomik olduğu için düz alanları tercih ediyor.  Ama bu bölge dağ başında da organize sanayi bölgesi kurulabileceğine bir örnek oluşturdu.  Bölgenin altyapısı galeri sistemiyle gerçekleştirildi. Dağın içine galeriler yapıldı. Birbirine bağlanan galeriler ile bütün üstyapının işlerini altyapıdan yapabiliyorsunuz. Daha sonra kırma, dökme, tamir işleri olmuyor. Galeriden inip bütün her şeyi yapabiliyorsunuz. Galeriler 24 saat termal kameralar ile kontrol ediliyor. Normalde hava koşullarına göre elektrikte çok sık dalgalanmalar olur. Biz de bu tip sorunla karşılaşmıyoruz. Sanayicimiz temiz enerjiye daha rahat ulaşabiliyor. Bu kadar incelikli bir altyapı oldukça pahalıya mal olmuştur diye düşünüyoruz. Ne kadar yatırım yaptınız? Bugünkü rakamlarla bir milyar dolar civarında altyapı yatırımı yapıldı. Ama yatırım maliyeti yüksek olduğu için de o dönem böyle bir ekonomik sorunla karşılaşılmış. Yarım kalan yapıyı tamamlamak bize nasip oldu. Sanayicimiz de bize teveccüh gösterdi. Katılımcımız burada üretken yatırımlar yapıyorlar.  Yatırım, istihdam, ihracat anlamında buraya niş, kaliteli ürün yapan, teknolojik anlamda know how’a sahip olan sanayiciler geliyor.

SEKİZ KİLOMETRE SONRA LİMAN

Bölgede kaç firma faaliyet gösteriyor?

Toplam 117 parselde ruhsatını almış fiilen üretimi yapan tesisimiz, yaklaşık 7 bin 800 çalışanımız var. 10 milyon metrekarenin 3,5-4 milyon metrekaresi yeşil alan. Geriye kalan alanda 305 parselimiz var. Orada da beş dönümle başlıyor parsellerimiz. Bölgemizde 150, 200, 265 dönümlük parseller satıldı. Sadece 47 tane küçük parsel kaldı. Parsellerin metrekaresi 10 bin lira. Piyasada baktığınızda çok büyük para değil. Yatırımcıya ucuz araz, hatta bedava arazi şart ama burası çok kıymetli. Yatırımcının altyapı ve lojistik avantajını düşünür de matematiğini yaparsanız bedava gibi. Düşünün sekiz kilometre sonra Aliağa Limanları’na, 13 kilometre ötede yapımı planlanan Kuzey Ege Çandarlı Limanı’na ulaşabiliyorsunuz. Dünyanın en büyük sanayicileri maliyet listesinde ilk sıraya lojistik giderleri yazıyorlar. Bizim bölgemiz liman bölgesinde sayılır. Doğal olarak büyük bir lojistik avantaja sahibiz.

- Bölgenizdeki uluslararası, Türkiye’nin önde gelen firmaları olduğunu biliyoruz. Katılımcılardan bahsedebilir misiniz?

- Kimya sektörünün dünya klasmanındaki önemli firmaları bölgemizde bulunuyor. Örneğin Ravago, Sun Chemical,  Akdeniz Kimya gibi çok önemli firmalara sahibiz. Dökümcüler bölgemizde kümelendi. Anatolia Seramik firmamız geldi. Güneş panelleri için yerli hücreyi ilk üreten Smart Enerji burada üretim yapıyor. Geri dönüşümde Bakcycle gibi firmalar yer alıyor. Atik Metal, Bağ Yağları, Denizciler Döküm, Dalan, Cemdağ, Ege Bal, CS Wind, Gülermak gibi firmalar da bölgemizde yer alıyor. Ayrıca Çin’den ithal edilen yılbaşı süslerini üreten bir firmada bölgemizde üretime ve ihracata başladı. Hem dış ticaret açığını azalttığı hem de ihracat yaptığı için çok mutluyuz.  İrili ufaklı 117 firmanın faaliyet gösterdiği bölgemizde 92 firmanın yatırımı devam ediyor. Bölgede 250 metrekarelik 99 dükkândan oluşan küçük sanayi sitesi kurduk. Buradaki işyerleri büyük sanayicilere yan sanayicilik yapıyor. Büyüsünler ve KOBİ olsunlar diye orayı bir kuluçkahane olarak tasarladık. Kümelenmenin bir örneğini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz.

“BİR DAĞI DAHA OSB YAPMAK İSTİYORUZ”

Bölgede bir adet rüzgar türbinine beş adet daha türbin eklenerek, sanayicinin ihtiyaç duyduğu enerjinin tamamı rüzgardan karşılanacak

Bölgede bir adet rüzgar türbinine beş adet daha türbin eklenerek, sanayicinin ihtiyaç duyduğu enerjinin tamamı rüzgardan karşılanacak

Uluslararası firmaları çekmenin püf noktası var mı?

Yurtdışından ve yurtiçinden gelen firmaların bize duyduğu güven çok önemli. Önce bölgeye, sonra Türkiye’ye güveniyorlar. Doğru işleri doğru şekilde yaparsanız, uluslararası yatırımcıları çekerseniz. Dünyanın birçok ülkesinden insanlar bölgemize yer sormak için geliyorlar. Türkiye’den de çok büyük firmalar talep gösteriyorlar. Kiralama da yapabilirler burada. Yatırımcılar tabi ki tek bir şeye değil birçok şeye bakıyorlar. Onlara istediklerini sunmanız gerekiyor. Şu an bölgenizin doluluk oranı yüzde 100’e yaklaşmış. Bundan sonra ne yapacaksınız? Bir genişleme planınız var mı? Büyük parsel talebi bize çok fazla geliyor. Bunun için hemen arkamızdaki yine 10 milyon metrekarelik dağda yapmayı planladığımız büyüme alanına müracaat ettik. Sanayi ve Teknoloji Eski Bakanı Mustafa Varank Bakanımız döneminde ön izin taleplerimiz uygun görülmüştü.  Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır ile görüşmelerimiz devam ediyor. Onlar da uygun görürlerse bir dağ daha yapmak istiyoruz. İzmir’in buna ihtiyacı var. Çünkü bölgemizde geri dönüşüm ile ilgili, cam sektörü ile ilgili yatırım yapmak isteyen firmalar var. Bugün ülkemiz elektronik ürünleri geri dönüştürebilecek tesislere ihtiyacınız duyuyor. Mevcut altyapıyı kullanarak bir ALOSBİ daha kurup, ülkeye değer katarız. Genişleme alanında çok farklı projelerimiz de var. Aliağa’da en büyük problemlerden biri konut.   Kiralar çok yüksek. İmkân sağlanırsa büyüme alanında mavi yakalı çalışanlar için konut projeleri yapıp onları uygun fiyatla konut sahibi yapmak istiyoruz. Bu proje Türkiye için de örnek olabilir. Bölgenize gelen Honda’nın yatırımı da kamuoyunda çok konuşuluyor? Bu konuda bilgi verebilir misiniz? Honda 140 dönümlük yer aldı. Ekim ayı gibi faaliyete geçmeyi planlıyorlar. Ülkemizde en çok satılan üç modeli burada üretip hem iç pazara hem dünyaya satacaklar. Sonra da dünya pazarlarına, özellikle Avrupa ve ABD pazarına olan ihracat avantajını değerlendirmek istiyorlar.

“KARBON NÖTR’DE SANAYİCİMİZE ÖNCÜYÜZ”

Aliağa Organize Sanayi Bölgesi'nde yeni arıtma tesisi, baraj, rüzgar türbini, kreş, elektrikli otobüs yatırımları süratle devam ediyor

Aliağa Organize Sanayi Bölgesi'nde yeni arıtma tesisi, baraj, rüzgar türbini, kreş, elektrikli otobüs yatırımları süratle devam ediyor

- ALOSBİ  “Yeşil OSB unvanını taşıyor. Avrupa da karbon emisyonlarını sıfırlamaya hazırlanıyor. Bu konuda yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

2030 yılında karbon nötr olma yolunda Türkiye’nin taahhüdü var. Avrupa’ya ihracat yapacak firmaların karbon ayak izinin sıfırlanması ile ilgili protokol var. Biz de arzu ediyoruz ki bölgedeki yatırımcının Avrupa’ya ihracatında onların önünde giden bir altyapıyı kuralım. Bunlardan biri arıtma tesisi. Mevcut tesisimiz çalışıyor ama önümüzdeki hafta Dünya Bankası’ndan aldığımız 320 milyon TL’lik kredi ile altı milyon Euro’ya mal olacak yeni arıtma tesisi yatırımın temelini atacağız. Arıtmadan çıkan suyu da bölgede yapacağımız baraj projesinde kullanacağız. Baraj, gölette biriken su, Güzelhisar Barajı’ndan kaçan sular ve yağan yağmurlarla dolacak. Bizden çıkıp deşarj edeceğimiz suyla bir sistem oluşturacağız. Sanayicimize, bölgemize ve ülkemize değer kazandıracağız. Çevremize ve karbon nötr hedefine katkı sağlayacağız bu proje ile. Su kullanan tesisler için suya ulaşabilirlik çok önemli. Onların istediği standartta suyu sağlayacağız. Rüzgâr için de avantajlı bir bölgedeyiz. Bir tane rüzgârgülümüz var. Allah'ın vermiş olduğu bu nimeti niye kullanmayalım dedik. Beş rüzgâr türbini için ihaleye çıktık. 35 Mw gücündeki santral ile yenilenebilir enerji kaynaklarında karbon nötr hedefine katkıda bulunacağız. Üreteceğimiz enerji bölgemize yetecek. Sadece kanat olarak 35 milyon Euro, altyapı ve nakil hatlarıyla 40 milyon Euro’luk yatırım olacak. Baraj da fizibiliteye göre 4 milyar TL’ye mal olacak. Diğer organize sanayi bölgeleri için farkındalık yaratmış olacağız. Yaptıklarımız çok kıymetli örnekler ortaya koyacak. 2030 yılına çok fazla zaman kalmadı. Bu sürede yatırımları hızla tamamlayarak bölgemizdeki firmaların ihracatlarında önemli bir avantaj sağlamak istiyoruz.

“BİZ YAPALIM, BİRLİKTE YÖNETELİM MODELİ”

Haluk Tezcan, her şeyi hükümetten ve belediyeden beklemek yerine, "Biz yapalım, birlikte yönetelim" ilkesini benimsediklerini söylüyor

Haluk Tezcan, her şeyi hükümetten ve belediyeden beklemek yerine, "Biz yapalım, birlikte yönetelim" ilkesini benimsediklerini söylüyor

- MODELİ Bölgede yaşamı kolaylaştıracak sosyal donatılar için neler yapıyorsunuz?

Burası bir sanayi şehri.  Sanayi şehri olunca her şeyi hükümetten beklemek, her şeyi belediyeden beklemek bize doğru gelmedi. Bazı şeyleri de biz yapalım, birlikte yönetelim anlayışını sergiledik. Kamuoyunda çok büyük karşılığını gördük. Güvenlik için Jandarma Genel Komutanımız ile protokol imzaladık. Organize sanayi bölgeleri içinde ilk jandarma karakoluna kazandıran bölgelerden biri olduk. Belediyemiz ile itfaiyemizin makine ve araç yatırımını yaptık. Kullanımını birlikte yapıyoruz. Bu da diğer bölgelerimize örnek oldu. 1 Ekim’de Avrupa’nın en büyük kreşini açacağız. Çalışanlarımız 0-6 yaşındaki çocuklarını gözleri arkada kalmadan kreşimize bırakabilecek. Burayı üretim bölgesinin yanı sıra yaşam merkezi olarak düşünüyoruz. Çalışanlarımızın, sanayicilerimizin, misafirlerimizin ihtiyacı neyse onların isteklerini elimizden geldiğince yerine getiriyoruz.

- Bölgenizde bir de yatılı meslek lisesi var. Eğitim için yaptıklarınızı da anlatabilir misiniz?

Organize bölgeler arasında yine bir ilki gerçekleştirdik. Yatılı meslek lisesi yaptık. Dar gelirli öğrencilerimiz burada okuyup, burada kalıyorlar. İaşelerini biz karşılıyoruz. Hem kızlarımız hem erkeklerimiz için yatılı bölümümüz bulunuyor. Teknik mesleki eğitimi memleket meselesi, sanayi meselesi, hepimizin meselesi olarak görüyoruz. Sanayicilerimiz de öğrencilere staj ve mezuniyet sonrasında iş imkânı sunuyorlar. Şu an 270 öğrencimiz var. Seneye inşallah ilk mezunlarımızı vereceğiz. Sanayicilerimizin ihtiyaç duyduğu ara eleman ihtiyacı bu şekilde karşılanacak. Çalışanların bölgeye ulaşımı için de çalışmanız var mı? Çalışan ve misafirlerimizin en büyük sorunu ulaşım sorunuydu. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği yaptık. Elektrikli otobüsler alıp ESHOT’un kullanımına verdik. 1 Eylül’den itibaren bölgemiz ile İZBAN istasyonu arasında 24 saat kesintisiz bir ulaşım ağı kuracağız. Karbon nötr hedefi doğrultusunda da elektrikli araçları tercih etti. Çalışanlarımız için çok iyi bir hizmet olacak. Ücreti de yok denecek kadar ucuz. Bu konuda da ilki yapmanın gururunu yaşıyoruz.

ALİAĞA, EGE’NİN DÜNYA KAPISI

Aliağa bir endüstri ve liman bölgesi oldu. Bölgedeki başarılı bir sanayi bölgesi olarak Aliağa bölgesinin potansiyelini nasıl görüyorsunuz?

Aliağa Türkiye için cazibe merkezi. Uzun yıllar kendini İzmir’e ve Türkiye’ye anlatamamış bölgelerden biri maalesef. Ama özellikle son yıllarda belediyenin de çok güzel çalışmaları oldu. Örneğin Gemi Geri Dönüşüm Bölgesi’nde bir derlenme, toparlanma olacak. Demir çelik sektörü dumansız sanayileşme için çok önemli yatırımlar yapıyorlar.  SOCAR, Petkim, Tüpraş gibi çok büyük kimya tesislerimiz var. Bizim bölgemize bakarsak çok çeşitli bir sanayi şehri olduğumuzu görürsünüz. Sanayi şehri Aliağa, İzmir, Ege ve Türkiye’ye değer katıyor. Aliağa’da gecekondulaşma yok. Planlı şehirleşme var. Yaşayanlar da mutlu ve huzurlu. İnsanlar emekli olduklarında burada kalıyor. Hem onların hem de onların gençlere aktardığı bilgi birikiminden faydalanabiliyoruz. Bilgi ve becerinin sektörlerle paylaşılması avantajımız oluyor. Çok sayıda liman ile dünyaya açılan bir bölgeyiz. Manisa da Denizli de Aydın da Uşak da Afyon da buraya geliyor. Ege’nin yükünü kaldıran, Ege’yi farklı şekilde dünyaya entegre eden bir yapı oluştu. Bana göre Aliağa, Türkiye’ye endüstriyel şehir olarak bir model oldu.

YORUMLAR

0

Yorum Yap

BU KATEGORİDEN DİĞER HABERLER