
İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli, küresel ekonomide artan belirsizliklerin tarım ve gıda piyasaları üzerindeki baskıyı derinleştirdiğini, küresel gıda fiyatlarının hızlı şekilde yükseldiğini söyledi.
Kestelli, yüksek faiz ortamında üretici ve tarımsal ticaret erbabı için ihtisas kredilerinin genişletilmesi gerektiğini belirterek, enerji ve gübre gibi temel girdilerde destek mekanizmalarının güçlendirilmesini istedi.
ENERJİ KRİZİ GIDA KRİZİNE DÖNÜŞÜYOR
Kestelli, Borsanın Nisan ayı Meclis Toplantısı’nda, "Ne yazık ki bölgesel gerilimler, ticaret yollarında yaşanan aksamalar ve artan maliyet baskıları, bu beklentilerin aşağı yönlü revize edilmesine neden oldu. Enflasyon cephesinde ise kat edilmesi gereken mesafe hâlâ çok uzun. Yılsonu enflasyon beklentisinin yüzde 28,6 seviyesinde olması, fiyat istikrarına ulaşma sürecinin kararlılık ve süreklilik gerektirdiğini açıkça ortaya koyuyor. Merkez Bankası’nın, tazyiklere rağmen sıkı duruşu önemli ama Nisan ayı verisi, dezenflasyon sürecinin başarısına dair önemli bir test olacak gibi görünüyor" diye konuştu.
Dünya Gıda ve Tarım Örgütü’nün
gıda fiyat endeksindeki yükselişe işaret eden Kestelli, “Bu artış aylık bazda
yüzde 2,4’e karşılık geliyor. Yılbaşında 124 seviyelerinde olan endeksin kısa
sürede bu noktaya gelmesi, küresel gıda fiyatlarında yeniden ivmelenen bir
artış eğilimini ortaya koyuyor. Artış tüm ürün gruplarına yayılıyor ancak
dengeli değil. Özellikle bitkisel yağlarda yüzde 5’in, şekerde ise yüzde 7’nin
üzerindeki yükseliş dikkat çekici. Bu tablonun arkasındaki temel neden enerji
maliyetlerindeki artış” dedi.
ÜRÜN PASAPORTUNA DİKKAT
Gıda piyasalarında en büyük riskin fiyat seviyesinden çok belirsizlik olduğuna dikkat çeken Kestelli, şunları söyledi: “Artık gıda piyasaları sadece üretimle değil; enerji, jeopolitik ve ticaret dinamikleriyle birlikte şekilleniyor. Bu nedenle gıda güvenliği meselesi yalnızca üretimi artırmak değil, riskleri doğru yönetmek anlamına geliyor.”
Avrupa Birliği’nin hayata geçirdiği Dijital Ürün Pasaportu uygulamasına da değinen Kestelli, sistemin ticaretin kurallarını yeniden tanımladığını söyledi. Ürünlerin tüm yaşam döngüsünün izlenebilir hale geleceğini belirten Kestelli, “Artık ‘bilgi yoksa pazar da yok’ anlayışı hakim. Bu dönüşüme hızlı uyum sağlayan ülkeler rekabette öne çıkacak” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 41’inin Avrupa Birliği’ne yapıldığını hatırlatan Kestelli, özellikle tekstil ve pamuk sektörleri için bu sürecin hem bir zorunluluk hem de fırsat olduğunu vurguladı.
YATIRIM PROGRAMINA DESTEK
Kestelli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan yatırım ile ilgili programın mevcut küresel koşullar dikkate alındığında önemli ve gerekli adımlar içerdiğini belirterek, “Açıklanan düzenlemelerin ihtiyaç duyduğumuz yapısal dönüşüme katkı sunacağına inanıyoruz. Özellikle üretim kapasitesinin korunması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve istikrarın güçlendirilmesi açısından bu adımlar son derece kıymetli” dedi.
YORUMLAR
0Yorum Yap