
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası başlayan Orta Doğu’daki savaşta Hürmüz Boğazı’nda yaşanan geçiş kısıtları, Türk demir-çelik sektörüne yeni fırsatlar getirdi.
Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği (EDDMİB) Başkanı Yalçın Ertan, mevcut tabloyu “kimsenin istemediği bir savaşın ekonomik yansımaları” olarak değerlendirirken, Türkiye’nin lojistik avantajıyla öne çıktığını vurguladı.

SteelRadar organizasyonunda düzenlenen “Deneyimden Geleceğe: Duayenler, Profesyoneller ve Yeni Nesiller Buluşuyor” panelinde sektör temsilcileri, hem savaşın etkilerini hem de çeliğin geleceğini konuştu.
SteelRadar Yönetim Kurulu Başkanı Cem Öztüre'nin moderatörlüğünde gerçekleşen panele, Çelik Dış Ticaret Derneği Başkanı Namık Ekinci, Karabük Demir Çelik (KARDEMİR) Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Tuğrul İmer, Çelik Dış Ticaret Derneği Yönetim Kurulu Danışmanı Mete Bülent Adalı, Kibar Dış Ticaret A.Ş. Ortadoğu, Kuzey Afrika Ticaret Müdürü Barış Yüce de katıldı.
TESLİMAT SÜRESİNİN UZAMASI AVANTAJA DÖNÜŞTÜ
EDDMİB Başkanı Yalçın Ertan, Hürmüz Boğazı geçişindeki sıkıntıların özellikle Çin’den Avrupa’ya yapılan sevkiyatları ciddi şekilde yavaşlattığını belirterek, "Çin’den Avrupa’ya sevkiyat süresi 2 aya kadar uzayabilir. Türkiye olarak biz 15 gün gibi kısa sürede teslimat yapabiliyoruz. Bu durum bizi rekabette öne çıkarıyor" dedi.
Orta Doğu pazarında daralma beklendiğini ifade eden Ertan, buna rağmen alternatif pazarlarda Türk üreticiler için fırsat penceresi açıldığını söyledi. Türkiye’nin yaklaşık 60 milyon tonluk kurulu çelik kapasitesine rağmen üretimin 37 milyon ton seviyesinde kaldığını belirten Ertan, kapasite kullanım oranının yüzde 61-62 civarında olduğunu dile getirdi.

“SAVAŞ İSTENMEZ AMA KISA VADEDE FIRSAT VAR”
Karabük Demir Çelik (KARDEMİR) Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Tuğrul İmer, savaşın sektöre etkisini “çelişkili” olarak tanımladı. İmer, "Savaş kimsenin isteyeceği bir durum değil. Ancak kısa vadede ithalatın azalması, özellikle kütük ve profil ürünlerde yerli üreticiye avantaj sağlıyor" diye konuştu. Hürmüz Boğazı kaynaklı gecikmelerin ithalatı zorlaştırdığını belirten İmer, "Çin ve Uzak Doğu’dan gelen ürünlerin gecikmesi, yerli üreticinin satışını artırıyor" dedi.
AVRUPA PAZARI ZORLAŞIYOR
Panelde öne çıkan bir diğer başlık ise Avrupa Birliği’nin karbon düzenlemeleri oldu. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi uygulamaların Türk çelik ihracatını zorlaştırdığına dikkat çekildi. İmer, "Avrupa hâlâ önemli bir pazar ancak eski cazibesini kaybediyor. Katma değeri yüksek ürünler dışında rekabet etmek giderek zorlaşıyor" ifadelerini kullandı.
Sektör temsilcileri, çeliğin geleceğine ilişkin tartışmalara da net yanıt verdi. Yeni nesil malzemelere rağmen çeliğin sanayinin temel taşı olmaya devam edeceğini belirten İmer, "Çelik sürekli gelişen bir alaşım. Daha hafif, daha dayanıklı türleri üretiliyor. Bu sektör yok olmayacak, dönüşerek devam edecek" dedi.

GENÇLERE AÇIK MESAJ: "BU SEKTÖRDE GELECEK VAR"
Panelin en dikkat çekici başlıklarından biri ise gençlere verilen mesajlar oldu. Sektör temsilcileri, nitelikli iş gücüne duyulan ihtiyacın arttığını vurgulayarak gençleri demir-çelik sanayine yönelmeye davet etti. Toplantıya katılan panelistler sektörün en büyük ihtiyacı insan kaynağı yorumunda bulunurken kendini geliştiren, merak eden gençlere kapılarının daima açıkladığını vurguladı. Panelistler, gençlere staj programlarıyla başlayan süreçlerin kalıcı kariyerlere dönüşme fırsatı sunduğuna dikkat çektiler.
YORUMLAR
0Yorum Yap