DTO Başkanı Öztürk: Alsancak Limanı’na müdahale şarttı

Türkiye Varlık Fonu’nun İzmir Limanı’nın işletme hakkını Albayrak Grubu’na vermesi kararını desteklediklerini belirten Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, “Alınan karar zorunlu müdahale idi. Ortada bir hastalık vardı ve ameliyat gerekiyordu” dedi

Nihat Delibaşı Nihat Delibaşı Yayınlanma: 24 Mar 2026 - 16:10 Güncelleme: 24 Mar 2026 - 18:31

İzmir Alsancak Limanı’nın işletmesinin Albayrak Grubu şirketine verilmesi ile ilgili konuşan Deniz Ticaret Odası İzmir Şube Başkanı Yusuf Öztürk, limanda özelleştirme yerine “hibrit işletme modeli”nin hayata geçirileceğini vurguladı.

Mart ayı Meclis Toplantısı’nda konuşan Öztürk, limanın mülkiyetinin Türkiye Varlık Fonu’nda kalmaya devam edeceğini, ancak işletme için ayrı bir yapı kurulacağını belirtti. Bu yapının operasyonel sürecinin ise uluslararası tecrübeye sahip bir işletmeciye devredileceğini ifade etti. Öztürk, "Burada bir özelleştirme yok. Sahiplik Türkiye Varlık Fonu’nda kalıyor. Ancak işletme modeli değişiyor. Tüm kontrol yine Fon’da olacak" dedi.

“YENİ MODEL YATIRIM VE ORGANİZASYON ODAKLI”

Yeni dönemde limanda yatırım ve organizasyon odaklı bir yapılanma planlandığını ifade eden Öztürk, edindiği bilgileri paylaştığını belirterek, konteyner taşımacılığında yeniden yapılanmaya gidileceği, kruvaziyer tarafında ise Galataport İstanbul benzeri bir modelle uluslararası pazarda daha güçlü bir konum hedeflendiğini dile getirdi. Liman işletmeciliğini üstlenmesi planlanan Alport firmasının Trabzon, Bakü, Mogadişu, Gine, Kongo ve Ekvator Ginesi, Malabo gibi farklı coğrafyalarda liman işletme tecrübesine sahip olduğuna dikkat çeken Öztürk, “Görüşülen firmalar bu işi bilen, hali hazırda liman işleten yapılar” diye konuştu.

RAKAMLAR ALARM VERİYOR

İzmir Limanı’nın performansındaki düşüş de değişim kararının en önemli gerekçelerinden biri olduğunu vurgulayan Öztürk, şunları söyledi: “2026’nın ilk iki ayına ilişkin veriler toplam gemi trafiğinde düşüş, konteyner hacminde geçen yılın aynı dönemine göre %25 azalmayı ortaya koymuş durumda. Bu şekilde devam edilseydi 2025’ten daha kötü bir tablo ile karşı karşıya kalacaktık. Liman her geçen gün kan kaybediyordu. Alınan karar zorunlu müdahale idi. Ortada bir hastalık vardı ve ameliyat gerekiyordu. Bu kararın doğru olduğunu düşünüyorum. İzmir Limanı yüzyıllardır bu kentin ticaret damarlarından biri. Siyasi tartışmaların ötesinde, limanların stratejik önemini görmek zorundayız.”

PERSONEL YAPISI TAMAMEN DEĞİŞECEK

Limanın mevcut insan kaynağı yapısında da köklü değişiklikler yaşanacağını kaydeden Öztürk, “Operasyon tarafında aktif çalışan sayısı oldukça sınırlı. Yaklaşık 370 kamu personelinin farklı kurumlara nakli planlanıyor. Daha önce EYT kapsamında emekli olan bazı çalışanların yeniden sisteme dahil edilmesi gündemde. Süreç sonunda limanda kamu personelinin kalmaması öngörülüyor. Taşeron çalışanlar ve makine parkı hizmeti veren firmaların durumuna ilişkin nasıl bir çalışma yapılacağı ise henüz net değil" şeklinde konuştu.

İzmir’in geçmişte liman üzerinden büyük kazanımlar elde ettiğini ancak aynı zamanda kayıplar da yaşadığını belirten Öztürk, “Bu süreci siyasi değil, ekonomik gerçeklerle değerlendirmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR

0

Yorum Yap

BU KATEGORİDEN DİĞER HABERLER