Çimento devinin Aliağa’daki yatırımı davalık oldu

Batıçim firmasının Aliağa'daki liman bölgesinde yapmayı planladığı 3.5 milyon ton kapasiteli klinker yatırımı mahkemeye taşındı. Çevre örgütleri ve yöre halkı yatırım için 'ÇED Gerekli Değildir' kararının iptali için dava açtı

Tek Referans Tek Referans Yayınlanma: 11 Oca 2026 - 23:17 Güncelleme: 12 Oca 2026 - 10:52

İş insanı Sabit Aydın’ın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayi A.Ş., Aliağa’daki limanının yakınında kurmayı planladığı 3,5 milyon ton kapasiteli klinker öğütme ve paketleme tesisi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan onay alırken, yöre halkı ve çevre örgütleri “ÇED Gerekli Değildir” kararını mahkemeye taşıdı.

EgedeSonsöz’den Metehan Ud’un haberine göre, EGEÇEP ve vatandaşlar projenin çevre ve insan sağlığı açısından ciddi riskler barındırdığını belirterek kararın yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle dava açtı. Dava dilekçesinde, Aliağa’nın halihazırda ağır sanayi, termik santral, petrokimya tesisleri, gemi söküm alanları ve liman faaliyetleri nedeniyle Türkiye’nin en yoğun çevresel baskı altındaki sanayi havzalarından biri olduğu vurgulandı.

ALİAĞA'DA AĞIR METAL BİRİKİMİNDE EŞİKLER AŞILDI

Bölgeye ilişkin bilimsel raporlarda ağır metal birikiminin kritik eşiklere ulaştığı, hava, toprak ve su kirliliğinin kronik hale geldiği hatırlatıldı. Dilekçede, projenin “zararsız” olduğu varsayımıyla hazırlandığı belirtilen Proje Tanıtım Dosyası’nın çevresel etkileri ortaya koymak yerine belirsizlikleri görünmez kıldığı ifade edildi. 

Aliağa’nın mevcut sanayi yükü nedeniyle zaten yüksek bir hastalık riski taşıdığına işaret edilerek, yeni bir tesisin bu riski artıracağının bilimsel olarak değerlendirilmediği savunuldu. Dava dilekçesinde projenin bölgedeki termik santral ve sanayi atıklarıyla olan dolaylı ilişkisi de gündeme getirilerek, klinker üretim sürecinde kömürlü termik santrallerden çıkan uçucu kül, taban külü ve cüruf gibi atıkların “ikincil hammadde” adı altında kullanıldığı, bunun teknik bir zorunluluktan çok bertaraf maliyetlerinden kaçınmaya yönelik bir uygulama olduğu savunuldu. Mahkemeden, savunma alınmadan yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi, yargılamanın duruşmalı yapılması ve dava sonunda “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptali istendi.

YORUMLAR

0

Yorum Yap

BU KATEGORİDEN DİĞER HABERLER