Reklam Reklam

Afyon’da maden savaşları… CHP ruhsatlara karşı çıktı, ihracatçı tepki gösterdi

CHP Afyon İl Başkanlığı'nın, "Maden sahaları 27 bin hektara ulaştı. Afyonkarahisar’ın toprağı satılık değildir. Suyu pazarlık konusu değildir” açıklamasına tepki gösteren Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, “Afyonkarahisar’ın geleceği yalnızca sloganlarla korunamaz. Bu şehir, üretmeden, çalışmadan, ihracat yapmadan ayakta kalamaz" yanıtını verdi

Tek Referans Tek Referans Yayınlanma: 30 Oca 2026 - 11:24 Güncelleme: 30 Oca 2026 - 18:09

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Afyon İl Başkanlığı, 2023 yılından bu yana Afyonkarahisar genelinde 39 maden ruhsat sahasının ihaleye çıkarıldığını, bunların 12’sinin farklı maden şirketlerine satıldığını, ihaleye açılan alanların büyüklüğünün 27 bin hektarı bulduğunu açıkladı.  

“MEGA MADENCİLİK PROJELERİ DURDURULSUN”  

CHP’liler üç gün önce düzenledikleri basın toplantısında, “Su havzaları, tarım alanları ve yerleşim yerleri maden ruhsatlarına kapatılmalıdır. Mega madencilik projeleri durdurulmalıdır. Altın madenciliği ve siyanürlü faaliyetler Afyonkarahisar’da yasaklanmalıdır. ÇED süreçleri şeffaf, bilimsel ve halkın gerçek katılımıyla yürütülmelidir. Afyonkarahisar’ın planlaması şirketlere göre değil, halkın yaşam hakkına göre yapılmalıdır. Afyonkarahisar’ın toprağı satılık değildir. Suyu pazarlık konusu değildir” açıklamasını yaptı.

CHP’lilerin açıklamasına tepki gösteren Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, “Afyonkarahisar’ın geleceği yalnızca sloganlarla korunamaz. Bu şehir, üretmeden, çalışmadan, ihracat yapmadan ayakta kalamaz. Madencilik, Afyonkarahisar ekonomisinin omurgalarından biridir. Bugün bu sektörü hedef tahtasına koymak, binlerce emekçinin ekmeğini tartışmaya açmak anlamına gelir. Buna sessiz kalmamız mümkün değildir” diye konuştu.  

“MADENCİLİĞİ ŞEYTANLAŞTIRMAYALIM”  

Alimoğlu, “Madencilik sektörü Afyonkarahisar’dan yapılan her 3 dolar ihracatın 2 dolarına imza attı. Kimse Afyonkarahisar’ın toprağını, suyunu, yaşam alanlarını feda etmeyi savunmuyor. Ama madenciliği otomatik olarak “yıkım” ile eşitlemek, gerçekle bağdaşmayan ideolojik bir yaklaşımdır. Bugün dünyada refah üreten ülkelerin tamamı, yeraltı kaynaklarını işleyerek, katma değer yaratarak ekonomiye kazandırmaktadır. Madencilik yapmayan değil, madenciliği yönetemeyen ülkeler kaybeder. Türkiye’nin meselesi “çevre mi, madencilik mi” ikilemi değildir. Türkiye’nin ihtiyacı; akılcı planlama, doğru alan seçimi ve sıkı denetimdir. Çevreyi ve tarımı tabii ki kutsamalıyız ama madenciliği şeytanlaştıran bir üslup ülkeye fayda sağlamaz” dedi.

Reklam Reklam

YORUMLAR

0

Yorum Yap

Reklam Reklam

BU KATEGORİDEN DİĞER HABERLER

Reklam Reklam